Web Design / Web Tasarımı. Çok sık kullanılan bu
terim tasarımcıların kendisi tarafından bile çoğunlukla bilinmiyor.
Çok mu iddialı bir cümle oldu? Peki açıklayayım:
Güzellik görecelidir, biliyorsunuz. Ama ortak zevklere hitap eden
güzellik öğeleri her ortamda bulunuyor; tv, moda, medya,
endüstri ürünleri, ve tabii ki bilişim ve internet.
İyi bir web tasarımı denince nedense türkün aklına hep uçan kaçan
hadiseler geliyor. Tabii ki “tasarım”
kelimesinden kaynaklanan bir yanlış anlama.
Web Tasarımı:
Mecra olarak ana özelliği bilgi ve içerik alışverişi olan internet,
kilit noktası içerik olan bir yapıya sahip. Yani siz alışveriş de
yapsanız, bir sitede oyun da oynasanız, yapacağınız her işlemden
önce yüzlerce defa bilgi akışının içinde hareket ediyorsunuz. Oyun
oynayacaksanız googledan oyuna ait bilgiyi aratıp sonuçlarda
sayfasını buluyorsunuz, sayfadan oyunun bulunduğu menüye tıklayıp
oyunun sayfasına ulaşıyorsunuz, bilgileri okuyorsunuz ve oyuna
geçiyorsunuz. Bu mantık neredeyse her web sitesi için böyle.
Ancak, söz konusu bir gazete ya da tv reklamı olsa o oyun için 10
saniyelik pot film ya da gazetede 1 mesajlık reklam yeterli
olabiliyor. Yani siz aslında temel olarak bilgiye ulaşıyorsunuz
internet üzerinde.
İşte bu yüzden, bu yüzden işte (tekrar ediyorum ki unutmayın) web
tasarımının özü information / bilgi tasarımıdır.
WWW üzerinde bulunan bilginin ön plana çıkarılacak
parçalarına renk, grafik, görsel element eklentisi yapılarak daha
ilgi çekici, yönlendirici, etkileyici hale getirmek. Web tasarımı
budur.
Web tasarımı, çok grafik öğesi içermeyen ve da text tabanlı bir
siteye 3 boyutlu 10 dakikalık introlar, ağır grafikler ve içi
gradient (doku geçişi) dolu tablolar yerleştirmek değildir,
olmayacaktır.
Neyi kastediyorum?
Şöyle ki, batman begins filminin sitesine bir girin. Herhangi bir
ziyareçi bu sitenin harika olduğunu söyleyebilir. Ama bu, batmanin
sitesi. Yani filme özel, filmin vermesi gereken ambiansa özel bir
yapısı olmak durumunda ve o şekilde tasarlanmış.
Tasarımı süper diye bunu muhasebe yazılımı geliştiren bir
firmanın arayüzü olacak şekilde tasarlayamazsınız, müşteri de böyle
şeyler istememeli(buradan template tasarımlarına ve kullananlara
güzel bir giydirme yapıyoruz).
Her ders anlatırım, herşey amacına göre. Nasıl ki amazon’un
sitesi siyah arkaplan üzerine komple flash olarak inşa edilmemişse,
batmanin de sitesi google gibi mavi linklerden oluşamaz.
Web tasarımı, bilginin en iyi şekilde sunulabilmesi için bir
araçtır, amaç değil.
1.
Tasarımda öncelikli ilkeler
Araştırmalar kullanıcıların beklentilerinin şu yönlerde olduğunu
göstermiştir:
Hız
Sadelik
Kullanılabilirlik
İçerik
Uyumluluk
2. Hız beklentisi
Birçok kullanıcı istediği sayfaların hızlı yüklenmesini önşart olarak
koşmaktadır. Hız sorunlarının başlıca sebepleri şunlardır:
Resimlerin yanlış kullanılması
Tabloların çok seviyeli, iç içe gömülmesi
Standart dışı yazı tiplerinin resimlerle kullanılmaya çalışılması
Sayfa içi elemanların sayısının çok olması
Resim,
film, ses vb. elemanların kullanıcının
isteği dışında yüklenmeye başlaması
Özellikle görsel düzenleyicilerin, kötü ve gereksiz HTML kodu üretmeleri
2.1. Resimlerin doğru kullanımı
Ortalama bir Web sayfasının toplam boyunun %90'ından fazlası resim
bilgisinden oluşmaktadır. Bu nedenle, resimlerin mutlaka dikkatlice
kullanılması gerekmektedir.
Dosya tipini doğru seçmek önemlidir, çizim, keskin köşeli vb. resimler
için GIF veya PNG, fotografik görüntüler için JPG tavsiye edilir. Hatta,
Web için özelleşmiş resim düzenleyicilerini (deBabelizer,
ImageReady vb.) kullanarak resimlerinizi eniyileştirin. Bütün
sayfalarınızda tekrarlayan dolaşma çubuklarınızı resim olarak oluşturun,
çünkü resimler kullanıcı tarafında önbelleklenebilir. Resimlerin WIDTH ve
HEIGHT özelliklerini mutlaka belirtin. Bu tarayıcının sayfayı daha hızlı
yerleştirmesini sağlar. Sevdiğiniz yazı tiplerini resim olarak gömmeye
çalışmayın, standart fontlara alışın. "Tekrarlayan" büyük resimlerin
sadece küçük alanları değişiyorsa, resmi parçalayın ve sadece değişen
kısımların yüklemesini sağlayın.
Özellikle dolaşma çubuklarınızı mümkünse tek parça halinde hazırlayıp, bir
IMAGEMAP oluşturun, çünkü tek bir dosya, hem ayrı ayrı resimlerin
toplamından daha küçük bir boyda olacaktır, hem de her resim için bir
bağlantı kurulmayacaktır. Ancak bu durumda IMAGEMAP'inizde (HTML 4.0'da
izin verilen) ALT
parametresini kullanın. Bir kural olmamasına
karşın, de-facto olarak iyi tasarımcılar sayfalarında 10'dan fazla resim
kullanmamaya çalışırlar.
2.2. Tabloların doğru kullanımı
Tablolar her ne kadar yerleşimi
kolaylaştırsa da, iç içe gömüldüklerinde tarayıcılar zorlanmaktadır. Tabloları
çok seviyeli bir biçimde içiçe gömmeyin, aksi takdirde, tarayıcı
sayfayı ancak bütün sayfa indikten sonra görüntüleyebilir. Temel olarak
3'den fazla tabloyu iç içe gömmeyin. Mümkün
olduğu kadar az rowspan ve colspan kullanın. Basit yerleştirme işleri için
PRE ya da CODE kullanın. Bütün sayfayı bir tek tabloya
gömmek yerine tablonuzu sayfa yüklendikçe
görüntülenebilecek şekilde küçük yatay parçalara ayırın. Bu, kullanıcıda
sayfa hızlı yükleniyor hissini arttıracaktır.
2.3. Yazıtipleri
İçeriğin erişilebilirliği, içerik kadar önemlidir. Standart yazı tiplerine
bağlı kalmaya çalışın. Mümkünse, graceful degradation kullanarak
alternatifleri de verin. Örneğin "Arial, Helvetica,
sans-serif" örneği, önce Arial'ı (Windows standardı), sonra Helvetica'yı
(Mac standardı), en sonda serif'siz soysal (generic; sistemce bir
karşılığı bulunan) bir font'u kullanabilmenizi
sağlar. Yazı tipleriyle yaptığınız, "ilginç" olduğunu düşündüğünüz"
efektleri mümkünse Yığıtlamalı Biçem Kağıtları (Cascading Style Sheets -
CSS) kullanarak gerçekleştirin. CSS, aslında çok ilginç efektlere izin
vermektedir.
2.4. Sayfa içi elemanlar
Bir sayfa için ne kadar çok farklı dosya yükleniyorsa, sayfa o kadar yavaş
yüklenecektir, hepsinin toplamının yüklenmesinden bile yavaş! Bir tarayıcı
sayfa içinde karşılaştığı her dosya için Web sunucusuyla tekrar tekrar
iletişime geçecektir. Dolayısıyla, sayfaya bağladığınız dosyalar, ne kadar
küçük olursa olsun, yüklenme hızı düşecektir. Tarayıcının önbelleğini
mümkün olduğu kadar çok kullanmak için, sayfa içi elemanlarınızı (logo,
grafik dolaşma çubukları, resimler vb) tekrar tekrar kullanmaya özen
gösterin.
2.5. Çokluortam terörizmi
Kullanıcıları uyarmadan, büyük resimler, fon
müzikleri,
filmler vb. elemanlar yükletmeye
çalışmayın.
Maalesef, birçok Web sitesi, kullanıcıyı hiç uyarmadan, fon
müzikleri gibi kullanıcının siteyi
dolaşmasını kolaylaştırmaktan çok zorlaştıran, sayfanın yüklenmesini
yavaşlatan, hatta bazen en kötüsü, tarayıcısını çökerten eklentiler
kullanmaktadır. Böyle bir kullanıcının sitenize, ihtiyacı olsa bile,
tekrar gelme olasılığı çok düşüktür. Kullanıcıyı, büyük boyutlu resimler
(örneğin, bir resim galerisi),
filmler (örneğin, bir konferansın
çekimleri) ya da ses dosyalarının (örneğin, bir röportaj) bulunduğu
sayfalara girmeden önce mutlaka uyarın.
Kullanıcıların daha da memnun kalacakları bir özellik, onlara farklı
hızlar için farklı çözünürlük ya da kalitede sürümlerin sunulmasıdır.
Dolayısıyla, kullanıcı bant genişliğine uygun olan sayfayı seçebilecek ve
daha az vakit kaybedecektir.
2.6. Standart dışı ve gereksiz HTML
Yüzeyde tasarımcının işini kolaylaştıran görsel Web sayfası
düzenleyicileri, altta standart dışı ve kötü HTML kodu üretmektedir.
Sayfalarınızda aynı CSS ve JavaScript tanımlamalarını kullanıyorsanız,
bunları harici dosyalarda tutup, sayfalardan bağ vererek[32] yükletin.
Ortalama tanımlamalarınızın 500 karakter olduğunu varsayarsak, yükleme
işlemi 33600 modemi olan bir kullanıcının 1 saniyeden fazlasını alır.
Genel olarak, bir efekt ne kadar süslü görünüyorsa, onun için üretilen kod
da o kadar şişkin olacaktır. Bu tip sıradışı efektleri kolayca oluşturabilen
düzenleyiciler, sayfaları kendilerine has HTML, JavaScript, Java vb.
kodlarıyla doldurmakta ve uyumluluğu düşürmektedirler. En sık karşılaşılan
durumlardan biri, görsel düzenleyicilerin gereksiz HTML etiketleri
üretmeleridir. Örneğin BR için bile FONT etiketi açıp hemen arkasından
kapatmaları gibi:
3. Sadelik
Günlerce, haftalarca uğraştıktan sonra sade ve basit bir site
hazırladıysanız, işinizi doğru yapmışsınızdır. Kullanıcılara alışık
olduklarını verin Mesaja yoğunlaşın, ilgiyi gereksiz elemanlarla
dağıtmayın "Less is more": uzun sayfalarınızı bölün ve basitleştirin.
Sayfalarınız birbirleriyle tutarlı görünsün Dolaşma çubuklarını tahmin
edilebilir yerlerde ve tahmin edilebilir simgelerle kullanın.
3.1. Kullanıcı alışkanlıkları
Kullanıcıların çoğu, yeni özellikleri öğrenmek için vakit harcamak yerine,
basitçe onları yoksayarlar. Büyük sitelerin ve diğer ortamların
kullandıkları ortak yönlere bakın.
Unutmayın ki, akademik ya da kar amacı gütmeyen siteleri kullanan kişiler,
ticari siteleri de ziyaret etmektedir, ve edindikleri alışkanlıkları
sitenize de taşırlar. "Farklı" akademik kimliğiniz, sitenizin kötü
olmasını hiçbir nedenle haklı çıkarmaz. Birçok ortam, örn. basılı yayın,
siyah üstüne beyaz yazı kullanmaktadır. Mümkünse buna bağlı kalın.
Sitenizde alışılmadık renkler kullanmak kullanıcıyı zorlayacaktır. Aynı
nedenle, ziyaret edilmemiş ve edilmiş bağların renklerini tahmin
edilebilir şekilde ayarlayın. Örneğin ziyaret edilmemişler için mavi (ya
da açık bir renk), edilmişler içinse mor (ya da bir önceki rengin koyu bir
tonu) vb. Kurumunuz dışından kullanıcıların sitenizi nasıl kullandığını
gözleyin ve sıkça tekrarladıklarını not edin. Kullanıcıyı size uymaya
zorlamayın, sitenizi kullanıcıya (ve diğer başarılı sitelere) uydurmaya
çalışın.
3.2. İlgiyi dağıtmayın
Herşeyin vurgulandığı bir yerde hiçbir şey vurgulanamaz. Öncelikle,
animated gif, reklam benzeri resimler afişler (banner), kayan yazılardan
ve BLINK'den kesinlikle uzak durun.
Otomatik olarak yeni tarayıcı pencereleri açmaktan kaçının. Birçok
kullanıcı, içindekine bile bakmadan bu pencereleri kapatma alışkanlığını
çoktan edinmiştir. Sayfadan çıkıldığı anda yeni bir sayfa açmaktansa
kesinlikle uzak durun. Sadece gerektiği kadar resim kullanın. Mutlaka
resim kullanmak istiyor ya da zorundaysanız, resimlerin renklerini
yakınlaştırmaya çalışın. Son çıkan efektleri hemen kendi sitenize de
eklemeye çalışmayın. Nasıl olsa birçok amatör bunu zaten yapacaktır.
İşlevsel olması gereken sayfa elemanlarını işlevsel bırakın. Alacalı bir
bullet ya da ruler resmi kullanmaya çalışmayın.
3.3. "Less is more": Daha az, daha çoktur
İngilizce'de dendiği gibi "Less is More" yani "Daha az, daha çoktur".
Mesajınızı az ve öz şekilde sunmaya özen gösterin. Bilgiye rahat ulaşabilen
kullanıcı, sitenizi daha çok ziyaret edecektir. Vermek istediğiniz mesajı
sayfaların üstlerine yerleştirin. Uzun tabloları,
raporları ya da arşivleri, parçalara bölün ve kullanıcıya listeyi sunun.
Böylece, kullanıcı, sadece görmek istediği bölümü yükleyebilecektir.
Ancak, her zaman listeye bir referans verin, kullanıcıların sitenize
nereden gireceği hiç belli olmaz. Birçok insanın Web üzerinde, gerçek
hayattan daha da az okuduğu düşünülürse, bilgiyi parçalamak gerekir. Eğer
kullanıcının ilgisini çekebilmişseniz, zaten diğer sayfalarınızı da
ziyaret edecektir. Ayrıca Web kullanıcılarının bir sayfada kalma süreleri
en çok 1 dakikayı aşmamaktadır. Dolayısıyla, bilgiyi bu sürede
erişilebilir hale getirmeniz gerekir.
3.4. Tutarlı görünüm
Yamalı,
tutarsız bir görünüm, kullanıcıyı sizin amatör, sunduğunuz bilgininde
yararsız olduğunu düşünmeye itecektir.Birçok Web sayfası düzenleyicide
bulunan şablonlama özelliklerinden
faydalanın. Site tasarımında yukarıdan aşağı bir yol da izlediğiniz
takdirde mutlaka tutarlı bir siteniz olacaktır. Kullandığınız renkleri,
başlık ve
paragraf yazılarının
büyüklüklerini,resimlerin uyumunu, vb. bütün site tarafından paylaşılan
elemanları site genelinde ortak yapmaya çalışın. CSS, JavaScript, DTD vb.
tanımlamalarını dasite genelinde ortak tutun.Bir kurumun farklı birimleri
kendi sitelerini kendileri hazırlıyor olabilir,ancak
kurumun Webmaster'ının görevi, ortak bir şema oluşturmak ve bunları sayfa
hazırlayıcılara benimsetmektir.
3.5.
Dolaşma çubukları
Çubuklarınızdaki simgelere etiket vermek zorunda kalıyorsanız,
simgeleriniz başarılı değil demektir. Genel olarak sayfaların en üstünde
resimli bir dolaşma çubuğu, en altındaysa düz metin bir çubuk bulunur. Bu,
birçok kullanıcının alışkın olduğu birşemadır. Resimli olan dolaşma
çubuğuna, etiket vermeden, sınamadan geçirin. Eğer kullanıcılar,
simgelerin gideceği yeri tahmin edebiliyorlarsa, simgeleriniz başarılıdır.
Eğer anlaşılmıyorlarsa, yeni bir tasarım yapın. Dolaşma için kullanılabilecek
araçları, kesinlikle, sayfanın her yerine dağıtmayın. Bu araçları
birbirlerine yakın yerlerde tutmaya çalışın.Sağ taraf, dolaşma çubukları
için alışık olunmamasına karşın, kullanıcıların diğer beklentileri
(baskıda, içeriğin tamamının çıkması; sayfa yüklenir yüklenmez, içeriğe
konsantre olunması vb.) çubuğun sağda olmasını öngörmektedir
4.
Kullanılabilirlik
Siteler
kullanılmak için hazırlanır.Hedef kitlenizi baştan belirleyin Okunurluk
içeriğe engel olmamalıdır Tipografi yazıların arayüzüdür Önemli
servisleri erişilebilir kılın Özelleştirilmiş hata mesajları
yardımcınızdır Sayfaların bastırılabileceğini
ve diske kaydedilebileceğini unutmayın
4.1.
Hedef kitlesi
Tasarım
ve içerik organizasyonu en baştan yapılmalıdır.Hedef kitlenizdeki
kullanıcıların profilini, beklentilerini, bağlantı hızlarını vb, mümkünse
uzaktan gözlemleyerek, gerekirse de anketlerle,öğrenmeden yeni bir
tasarıma başlamayın. Gözlem metodu, kullanıcıların "verdikleri" cevaplarda
daha dürüst olmalarını sağlar. Ender olarak, grafik, ses
sanatçıları ya da çokluortam sunucusu vb.
hazırlamanız durumunda, kullanıcılardan beklentileriniz (bant
genişliği,kurulu eklentiler) yüksek olabilir.
Bu durumda bile, gerekenden fazla bant genişliği ve sayfa elemanı
kullanmayın. Sitenizde neler bulunduğunu ve bunun kullanıcıya ne yararlar
getireceğini belirtin.
4.2.
Okunurluk
Birçok
kullanıcı sayfayı önce tarar, sonra okur. Sayfalarınızı taramaya uygun
hazırlayın. Başlıkları ve yazıyı düzenli tutmaya çalışın.Bir satırda
70-100 karakterden fazla kullanmamaya çalışın.
Kitaplar ve gazeteler bu fikri yüzyıllardır
kullanmaktadır. Sayfanın genişliğine göre uzadıkça
uzayan satırlar, okunurluğu çok
düşürecektir. Bunun için tabloları kullanabilirsiniz.Yazı
ve fon için zıt renkler kullanın. En çok tercih edilen ikili genel olarak
beyaz üzerine siyahtır. Renklerin RGB kodlarına bakarak zıtlıklarını (contrast)
ayarlayabilirsiniz. Örneğin #FFFFCC üzerine
#000099 iyi bir zıtlık oluşturacaktır.Sayfa fonu için resim
kullanıyorsanız, sayfanın fon rengini yine de belirtin ve fon resmine
yakın bir renk seçin. Bazı kullanıcılar resimleri otomatik
yükletmemektedir. Örneğin, siyah fon resmi üzerine beyaz yazı
kullanıyorsanız, bu tip bir kullanıcının tarayıcısında beyaz üzerine beyaz
yazı gibi itici bir sonuç yaratabilirsiniz.
4.3.
Tipografi
Doğru
yazıtiplerinin seçimi, içeriğin sunumunu kolaylaştıracaktır. Başlık ve
paragraflar için değişimli (alternating)
yazıtipleri kullanın,örneğin başlıklar için sans-serif (uçlar
çıkıntısız)bir yazı tipi (Arial,Helvetica vb.),
paragraflar için de serif (uçlar çıkıntılı)
bir yazı tipi(Times New
Roman, Times vb.) iyi olabilir,
ya da tam tersi.Genel olarak, "HEPSİ BÜYÜK" ve "Sadece İlk Harfleri Büyük"
başlıklar,cümleler kullanmaktan kaçının. Bu gözün gereksiz yere hareketine
yol açacağı için gözü yoracaktır.Karakter setini belirtirken bazı
düzenleyicilerin (Frontpage vb.) kullandığı Windows-1254 karakter seti
yerine, ISO-8859-9 kullanın. CP1254 seti standartlar içinde yoktur ve UNIX
ve Mac makinelerde Türkçe yazıtipleri olan kullanıcılarda bile sorun
çıkarmaktadır. ISO seti, belli başlı bütün tarayıcılarca
desteklenmektedir.
4.4.
Servislerin erişilebilirliği
Servislerinizi kolay erişilebilir kılmazsanız, onları sunmanızın da anlamı
olmaz. Yardım, arama, site haritası vb. servisler kişisel ev sayfaları
dışında her sitede bulunmalıdır.En çok kullanılan servis ve sayfalarınızı
(örneğin harita, arama vb.) her yerden erişilebilir yapın. Unutmayın her
ziyaretçiniz ana sayfanızdan gelmeyebilir. Sayfalarınızın adreslerini
değiştirmemeye çalışın. Değiştirmek zorunda kalırsanız, yeni sayfanın
adresini içeren bir sayfayı eski yerde bırakın.Arama, harita, yardım vb.
adreslerihttp://www.kurum.edu.tr/arama/http://www.kurum.edu.tr/harita/http://www.kurum.edu.tr/yardim/gibi
kolay hatırlanabilecek adreslerde sabitleyin.
4.5.
Özelleştirilmiş hata mesajları
Kullanıcıya hatanın olası nedenlerini açıklamaya çalışın. Gerekirse,
akıllı sistemler kurun.Kullanıcıya, "404 file not found" gibi sevimsiz bir
hata vermek yerine, sayfanın adresi değişmişse yeni yerini bildiren, ya da
otomatik olarak gitmeye çalıştığı adresi kestiren
uygulamalar geliştirin.Eğer belli adreslere erişimi yasakladıysanız ya da
site kullanıcının şifresini kabul
etmiyorsa, neden yasaklandığını veya yeni şifre almak için kime
başvurulacağını hata mesajında belirtin. bkz.[35]4.6. Çevrimdışı siteler
Sayfalarınızı disklerine kaydeden ya da bastıran kullanıcılara yardımcı
olun.Sayfalarınızın, diyelim ki en altında, sayfanın kendisinin ya da
bağlı olduğu sayfanın URL'i bulunsun. Böylece, sayfanın asıl adresi hem
baskıda,hem de diskteki kopyalarında görünecektir.Mümkünse, sayfa içinde
verdiğiniz referansları, sayfanın en altında, açık URL'leriyle birlikte
tekrarlayın.Sayfalarınızın son değişiklik tarihini belirtin. Çoğu zaman,
saati ve dakikayı belirtmeniz gerekmez, ay-yıl bile yeterince iş
görecektir.Sayfalarınızın, ya baskıda da iyi göründüğünden emin olun ya da
yazıcı-dostu sürümleri olsun. Bunun için CGI vb. programlar yazılması
gerekebilir. bkz.Hotwired sayfaları...A4 kağıda bastırılan bir sayfa için
güvenli bölge 535 x 295 pixel'dir. Bu sınırın dışına taşmamaya çalışın.
5.
İçerik
Birçok
kullanıcı ve tasarımcının ortak görüşü:"Content is the king" - İçerik
kraldır. Yazmayı bitirince, sözcük sayısını yarıya düşürmeye çalışın
Gazeteciliğin altın kuralı: "Kim, ne, ne zaman ve nerede" Mikroiçeriği
kullanmayı öğrenin Eski sayfalarınızı çöpe atmayın, arşivleyin
Kullandığınız terminolojiyi açıklaştırın Sayfa içindeki bağları en az
seviyede tutmaya çalışın
5.1.
Yarısı yeter (*)
Internet'deki bilgi zaten yeteri kadar çoktur. Önemli olan kimin bunu
daha hızlı sağlayabileceğidir. Bilginin
aşırı dozda olması, eksik bilgi kadar yararsızdır.İçeriği hazırladıktan
sonra, konuya uzak birinden yazıyı incelemesini rica edin. Gerekirse, ifadelerinizi
basitleştirin.
Paragraf başına bir fikirden fazlasını
sunmayın. İlk birkaç cümlede sıkılan okuyucu, diğer
paragrafa atlarsa, bütün fikri
kaçırmamalıdır. Proje, rapor, ödev, ders kapsamı, ürünler, kütüphanedeki
kitaplar vb. her tür listeyi önce basit
haliyle, gerekirse detayları da görülebilecek şekilde hazırlayın. Her
tür yazı için önce bir taslak çerçeveyle işe başlayın. Mantık zinciri
yanlış kurulursa, yazdığınız herşey çöpe atılacaktır. Uzun cümlelerden
kaçının. Hem sizin dilbilimi hatası yapmanız, hem de kullanıcının
cümlenin sonuna geldiğinde başını unutması kaçınılmaz olur.
5.2.
"Kim, ne, ne zaman, nerede"
Gazetecilerin yüzyıldır işlerine yarayan bu prensip, sizinkine niye
yaramasın? Sayfalarınız bu soruların - en azından uygulanabilir
- olan hepsine cevap vermelidir. Kim sorusuna sayfa yazarı, ne sorusuna
anlattığınız konu, ne zaman sorusuna kavramın zaman çerçevesini, nerede
sorusuna da yan olayları veya ortamı vererek işe başlayabilirsiniz.
Hedef kitlesinin sorabileceği soruları
önceden kestirmeye çalışın. Daha soru sorulmadan cevaplarınız hazır
olsun.
5.3.
Mikroiçerik
Kullanıcının ilgisini çekmek için çok ince bir çizgimiz var.Başlıklar,
bağlar ve sayfa başlığı kullanıcının sayfayı taraması sırasında ilk göze
çarpan maddelerdir. Bunların kötü seçimi, kullanıcının sayfayı taramayı
bile bitirmemesine neden olabilir.3-4
kelimede vermek istediğiniz mesajı vermeye çalışın. Daha fazlası ya da
azı iş görmeyecektir.Yanıltıcı ve klişeleşmiş kelimelerden kaçının. Konu
satırında $$$, XXX,Büyük fırsat vb. geçen e-postaların hemen silinmesi
gibi, kullanıcı da hemen Geri tuşuna basabilir."...
için tıklayınız ..." kalıbından vazgeçiniz. Bağı cümle içinde
kullandığınız en yakın sözcük grubundan veriniz.Bölüm başlıklarınızın
arama motorları tarafından kullanılabileceğini,bağlarınızın
masaüstüne sürüklenebileceğini, sayfa başlığınızın da "Bookmark"
edilebileceğini unutmayın. Siz ne seçerseniz, kullanıcı onu görecektir.
Yanlışı Doğrusu Renkler Doğru renklerin seçimindeki ilkeler...iyi bir
örneğini görmek için buraya tıklayınız... ...iyi bir örneği ...İstediğin
dosya 99 kütüphane kullanım raporu
5.4.
Çöpe atmayın, arşivleyin
Niçin
eski dosyalarınızı çöpe atıp sunduğunuz kaynakları azaltasınız? Yeniden
değerlendirin.Sitenizde yeriniz varsa, yazışmaların, tartışma
listelerinin, yazılımın farklı sürümlerinin vb. bir arşivini sitenizde
tutun. Bu kaynaklar tekrar işe yarayabilir.
Sitenize yeni bilgi eklediğiniz zaman bunu eski dosyaların üzerinde
oynamak yerine, yeni dosyalar yaratarak
ekleyin. Bunun istisnaları, gazete ve tv gibi
medyaların ana sayfaları, ya da sürekli
değişen istatistikler olabilir. Ancak, bu
gibi durumların dışında, bırakın sayfalarınıza dışarıdan verilen bağlar
sizin lehinize çalışsın. Arşiviniz yoksa, arama motorlarından sitenize
gelenler, aradıkları kelimenin sayfada hiç geçmediğini fark ettikleri
anda hayal kırıklığına uğrarlar.
5.5.
Terminolojinizi verin
Türkçe'deki karşılıkları benimsenmemiş kelimeler, ya da anlaşılmaz
kısaltmaları (acronyms) açıklaştırın.Yeni
teknolojiler hakkında özgün dili dışında
yazılan metinlerin genel sorunu, terminolojinin o dile tam olarak
aktarılmamış olmasıdır. Kullanıcıyı içeriği anlamak yerine acronym'leri
çözmeye zorlamayın. Eğer bu tip bir kısaltma ya da terimi ilk defa
kullanacaksanız, bir sözlüğe,diğer
kaynaklarda nasıl kullanıldığına bakın. İyi bir karşılık bulabilirseniz
onu kullanın.Sayfa içinde diğer bir dilde kelime kullanmak zorunda
kalırsanız onu farklı bir yazıtipiyle yazın ve mümkünse anlamının
öğrenilebileceği bir bağ verin.Ayrıca, kısaltmaların ilk geçtikleri
yerde, açık hallerinin yazılması da tavsiye edilir. Örneğin: Belge Türü
Tanımlaması (Document Type Definition -DTD) gibi...Terminolojinin
kapsamı, hedef kitleniz tarafından belirlenir. Eğer Websayfaları
hazırlamaktan bahsediyorsanız, HTML'i açmanız gerekir, ancak (Webüzerinden)
E-ticaret'den bahsediyorsanız, artık HTML
gibi en temel kavramlar yerine, veri tabanlarını
veya 3-katmanlı yapıları açıklamanız daha uygun olacaktır.
5.6.
Bağlarınız sade ve az olsun
Sayfalar taranırken göze ilk çarpan elemanlardan biri hiperbağ (hyperlink)'dır.
Metin içinde birbirine yakın yerlerde bağ kullanmaktan kaçının. Bu
kullanıcıda bilgi taşması ve kararsızlık yaratabilir.
Aynı cümle içindeyse, farklı yerlere bağlar vermekten özellikle
kaçının.Bunun bir istisnası, standartlar (ISO vb.) gibi sık miktarda
çapraz-bağa gereksinim duyan metinler olabilir.Bağlarınızı
anlamlı kelimelerden veriniz. Bu şekilde kullanıcı cümlenin tamamını
bile okumasa gitmek istediği yeri kestirecektir.
Örneğin: UlakNET hat durumlarını görmek için buraya tıklayınız ...
yerine UlakNET hat durumları sayfasında haber
öbekleri ve ...
6. Uyumluluk
En çok kullanılan
tarayıcı bile %60'ı aşamıyorsa, onu zorladığınız anda,kalan %40'a hiç
ulaşamazsınız.Kullanıcılarda bir özelliğin, tarayıcının olduğunu
varsaymayın "Bu site şu programla ve şu çözünürlükte
gezilebilir" den vazgeçin Metin-tabanlı
tarayıcıları unutmayın.
6.1. Belli
özellikleri şart koşmak
Başarılı siteler, önce
servislerinin kalitesiyle başarı kazanmışlardır. Herkesde JavaScript'in,
Java'nın, CSS'in, frame'lerin aktif olduğunu, ya da resimleri otomatik
yüklettiğini varsaymayın. Birçok kullanıcının tarayıcısıya bunları hiç
desteklemeyebilir, ya da hız kazanmak için bu özellikleri kapatmış olabilirler.
Kullanıcıda aktif olması gereken bu özelliklerden birisi kapalıysa,
siteniz graceful degradation kullanarak, yine de iyi görünmelidir. Bu
tembel site yöneticilerinin görmek istemedikleri kör noktalarıdır. Örneğin
bu sayfalar CSS ve tablo kullanmaktadır,
ancak CSS desteklemeyen ya da metin tabanlı
tarayıcılarda da görülebilecek şekilde hazırlanmıştır. Kullanıcıda bu
özellikler yok ya da kapalıysa, sitenize girmesine rağmen, daha ilerilere
gidemeyecektir. Herkesin frame'leri sevdiğini düşünmeyin. Bazı
kullanıcılar hızlarından dolayı metin tabanlı
tarayıcılar kullanmaktadır ve frame'leri hiç göremezler. Ayrıca, frame'ler
baskı almayı ve kullanıcının bookmark
etmesini zorlaştırırlar. Bu şekilde kullanıcıyı siteye girdiği anda
reddetmiş olursunuz. Site yöneticisi açısındansa, frame'lerin yönetimi son
derece zor ve hep hata payı bulunan bir görevdir.
6.2. İyi bir site
tarayıcıdan bağımsızdır
İyi bir radyo programını
dinlemek için özel
marka bir radyoya ihtiyacımız yok. Niye Web
siteleri farklı olsun? Bir Web sitesi, görünümden önce içerik ve kullanılabilirliğe
yoğunlaşmalıdır. İyi görünmek arkasından gelecektir."Bu site en iyi şu
tarayıcı ve bu çözünürlükte izlenir" kullanıcıları taraf tutmaya, Web
tasarımcılarını da tembelliğe itmektedir. Bu tasarımcılar, yeterince
farklı işletim sistemi, tarayıcı ve çözünürlüklerde sınamadıkları
sayfalarını, sonuç olarak klişeleşen "en iyi şu..." cümlesiyle aklamak
isterler. Sınama işlemi, prototipler üzerinde yapılmalı, siteye doğru
sayfa yerleşimi,
teknoloji vb. efektler seçildikten sonra
devam edilmelidir. Farklı firmaların farklı
tarayıcıları birbirine eşitlenene ve bütün kullanıcılar kabul
edilebilir bir tarayıcıya geçene kadar, tasarımlarınızda "eskiyle idare
edin".
6.3. Metin-tabanlı
tarayıcılar
Engelli, uzman ya da hız
tutkunu kullanıcıları ihmal etmeyin. Engelli kişiler, Web sayfalarını bir
okuyucu aracılığıyla gezdikleri için, sayfalarınızdaki elemanların akışını
dağıtmamaya çalışın. Bu yine birçok tasarımcının ihmal ettiği ama zamanla
kendisini zaten zorlamaya başlayacak bir konudur. Benzer şekilde, metin tabanlı
tarayıcılarda resimlerin kendisi yerine ALT
parametresiyle verilen açıklamaları görülür.
Cetveller (rulers) için "---",kurşunlar (bullets) için "*", diğer tip
resimler için resmin ne olduğu belirtilmelidir. Yerleşim için kullanılan 1
pixel'lik resimleriniz varsa bunlar için de "" kullanabilirsiniz.
Tablo, frame, resim, çoklu ortam vb.
kullanımında, tercihinizi yapmadan önce metin-tabanlı
tarayıcıları ve sizin kullanmadığınız "o diğer" tarayıcıyı düşünün. Bu,
dengeli bir karar vermenize yol açacaktır.
7. Sonuç
Bu belge,
Web tasarımının ancak yüzde birini anlatabilmiştir.
Web tasarımı, çok boyutlu düşünülmesi gereken, önceden planlaması gereken
bir alandır ve uzmanlık ister.Web tasarımı, çoklu disiplin gerektiren,
profesyonelce yaklaşılması gereken bir alandır ve kolay kullanılan ilk
görsel düzenleyiciyi açıp sayfa yazmak kadar da kolay değildir.Birçok
tasarımcının ilk düşündüğü, sayfaların nasıl görüneceğidir. Halbuki ilk
sorun, içlerinde ne ve ne kadar bilgi olacağı, kim için hazırlandığı ve
Internet'e başka bir sayfa katmanızın gerçekten anlamlı olup
olmayacağıdır.
|